Konsültan Tüp Bebek Merkezi

İnfertilite tedavisinde yaptığımız işlemlerin çoğunun kadınları ilgilendiriyor olması infertilitenin (kısırlık) çoğunlukla kadın kaynaklı olduğunun düşünülmesine neden olur fakat bütün infertilite vakalarının neredeyse yarısında erkek kaynaklı bir neden de bulunur. Erkek kaynaklı nedenlere çözüm bulmak için yapıyor olduğumuz zaman bile üremeye yardımcı tedavilerin (aşılama, tüp bebek) yükü her zaman kadının omuzlarındadır. Sonuç olarak spontan (kendi kendine) ve/veya üremeye yardımcı tedaviler ile çocuk sahibi olmaya çalışıyorken gebelik oluşmuyorsa erkek kaynaklı nedenler göz ardı edilmemelidir.

Bunun için üremeye yardımcı tedavi merkezlerinde meninin standart olarak üç özellik açısından değerlendirildiği semen analizi yapılır.

1. Sperm sayısı ve konsantrasyonu: Semenin tamamında ve her bir mililitresinde (damlasında) bulunan sperm hücresi sayısı

2. Motilite (hareketlilik): Sperm hücrelerinin yumurtaya doğru ilerleme yeteneği

3. Morfoloji: Genel görünüm ve şekil olarak normal olan sperm hücresi oranı

Bu parametrelerde normal kabul edilenden daha kötü değerler doğal yollarla gebelik oluşmamasının nedeni olabilir ancak bunların normal olması erkek kaynaklı nedenleri tamamen dışlatmaz. Çünkü bu üç parametre ile sperm DNA’sı hakkında fikir sahibi olmak mümkün değildir ve sağlıklı gebelik için sperm DNA’sının kalitesi de en az bu üç parametre kadar kıymetlidir. Sağlıklı bir embriyo oluşumu içim sperm hücreleri içinde bulunan ve DNA adı verilen genetik materyalin sayısal ve/veya yapısal olarak normal olması gerekir.  

Erkeklerde de yaşlandıkça spermin yumurtayı dölleme yeteneğinde azalma meydana gelir. Öyle ki DNA’sı hasarlı sperm hücre sayısı yaş otuzdan kırk beşe gelinceye kadar tam iki kat artar. Yaşın sperm hareketliliği, sayısı ve konsantrasyonuyla birlikte morfolojisini de kötü etkilediği net olarak bilinmektedir. İyi haber; ileri yaşın bu olumsuz etkilerinin beslenme ve uygun vitamin – mineral desteği ile ortadan kaldırabiliyor olmamızdır.

Sperm kalitesini arttırmak için;

1. Günlük olarak antioksidan içeren vitamin takviyeleri alın: Bu ürünlerin spermin dölleme yeteneğinde 5 kata kadar artış yapabileceğini biliyoruz. Vitamin C – E, çinko, folat, selenyum antioksidan özellikleri olan vitamin ve minerallerdir, standart multivitamin haplarında bulunurlar. Yine de özellikle sperm kalitesini arttırmaya yönelik olarak üretilmiş olanları ve koenzim Q10 da içerenlerden birini doktorunuza danışarak kullanmanızı tavsiye ediyoruz.

2. Antioksidanlardan zengin beslenin: Taze meyve ve tahıldan zengin beslenen erkeklerde sperm kalitesinin daha iyi olduğu bilinmektedir. Bu besinlerin folat içeriği yüksektir. Biz korunmanın bırakılmasıyla birlikte bazı doğum defektlerinin önlenmesi için kadınların günlük en az 400 mikrogram folat almasını önermekteyiz. Aynı şekilde eğer diyetle yeterince alınamıyorsa erkeklerinde bu dönemde folat desteği alması gerekir.

3. Çevresel toksinlerle teması azaltın, sperm kalitesini bozduğu bilinen aktivitelerden sakının:  Yeterli miktarda antioksidan alınmasının sperm kalitesinde artış ile ilişkili olması gibi oksidan toksinlere maruziyet kalite kaybıyla alakalıdır. Bunlardan en iyi bilenenleri BPA ve Ftalatlardır. Bazı kayganlaştırıcı jel ve kremler de sperm kalitesini bozabilir. Cep telefonlarının gün boyunca uzun süre üreme organlarına yakın ceplerde taşınması sperm üretimini olumsuz etkiler. Elimizden geldiği kadar telefonları genital bölgeden uzak tutalım,  hamam, sauna gibi sıcak ortamlarda bulunmayalım ve kullanıyorsak alkol ve sigarayı bırakalım.  

4. Kurşun, cıva gibi ağır metaller: Kurşun ve cıvanın sadece spermleri değil insan sağlığını olumsuz etkilediği konusunda şüphe yoktur. Ev içi tozlardaki kurşun miktarının ana kaynağının ayakkabıların içeride tutulması olduğu bilinmektedir. Ayrıca böcek ilaçları, organik çözücülerde sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir.